Avukatlık SSS
1136 sayılı Avukatlık Kanunun 8/4. maddesinde; "Baro yönetim kurullarının adayın levhaya yazılması hakkındaki kararları, karar tarihinden itibaren on beş gün içinde Türkiye Barolar Birliğine gönderilir. Türkiye Barolar Birliği kararın kendisine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde uygun bulma veya bulmama kararını ve itirazın kabul veya reddi hakkındaki kararlarını onaylamak üzere karar tarihinden itibaren bir ay içinde Adalet Bakanlığına gönderir. Bu kararlar Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde Bakanlıkça karar verilmediği veya karar onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet Bakanlığı uygun bulmadığı kararları bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri gönderilen bu kararlar, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir."hükmü düzenlenmiştir. 
Bu madde hükmüne göre Türkiye Barolar Birliğinin onay için Bakanlığımıza gönderdiği ruhsat dosyaları iki ay içerisinde incelenerek iade edilmektedir.
Hukuk Fakültesi mezunu olan memurlar ile ücret karşılığı bir işte çalışanların staj süresini kapsayacak şekilde ücretsiz izine ayrılmak suretiyle ve kesintisiz olmak şartıyla avukatlık stajı yapmalarına yasal bir engel bulunmamaktadır.
Devlet memurluğu görevi ile ücret karşılığı bir işte çalışmanın 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 12. maddesinde sayılan ve avukatlık mesleği ile birleşebilen işler arasında yer almadığı gibi aynı Kanunun 11. maddesi uyarınca da avukatlıkla bağdaşmadığı nazara alındığında devlet memurlarının ya da ücret karşılığı bir işte çalışanların Baro levhasına avukat olarak yazılıp Avukatlık ruhsatnamesi almaları mümkün bulunmamaktadır.
Ancak konuyla ilgili açılan davada Ankara 14. İdare Mahkemesi’nin 17.03.2010 gün E.2010/365, K.2010/338 sayılı ve 30.06.2010 gün E.2010/850, K.2010/955 sayılı ısrar kararlarında; "... usulüne uygun olarak avukatlık stajını tamamlayan ve staj bitim belgesi davalı idarece de geçerli kabul edilen ilgilinin baro levhasına yazılarak avukatlık ruhsatnamesi almasının memuriyetle birlikte avukatlık mesleğini yürüteceği anlamına gelmeyeceği kabul edilerek avukatlık ruhsatı verilmek üzere baro levhasına yazılması yolundaki kararın uygun bulunmasına dair kararda ısrar edilmesine ilişkin dava konusu Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı..." belirtilmiş ve bu kararlar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 30.01.2014 gün E.2010/2022, K.2014/123 ve 30.01.2014 gün E.2010/3468, K.2014/124 sayılı kararları ile onanmıştır.
Diğer taraftan, devlet memurluğu görevi ile ücret karşılığı bir işte çalışanlar avukatlık stajını tamamladıktan sonra, baro levhasına yazılmaksızın ruhsatname talebinde bulunmaları mümkün bulunmaktadır. 
Türkiye Barolar Birliği tarafından onaylanmak üzere Bakanlığımıza gönderilen ruhsat dosyaları elektronik ortamdan (UYAP/UHAP) gönderilmekte olup, Bakanlığımızca aynı usulde iade edildiğinden elden takip imkanı bulunmamaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 5/1-a maddesinde Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süre ile hapis cezasına ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak hali avukatlığa kabule engel sayılmıştır.
Avukatlık Kanununun 5/2. maddesinde de birinci fıkranın (a) bendinde sayılan yüz kızartıcı suçlardan biri ile hüküm giymiş olanların cezası ertelenmiş paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa da avukatlığa kabul edilmeyecekleri hükme bağlanmıştır. 
5901 sayılı Kanunun 28. maddesinin 1. bendi uyarınca çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilere tanınan haklara sahip olan hukuk fakültesi mezunu kişilerin 4817 sayılı yasaya tabi olmaksızın 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 3. maddesinde öngörülen "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak" şartı dışında diğer şartlara haiz bulunmaları halinde ülkemizde avukatlık stajı ve avukatlık yapabilmeleri mümkün bulunmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 12/c maddesi uyarınca stajyer avukatların, avukat yanındaki staj süresince stajlarını aksatmamak koşuluyla yanında staj yaptıkları avukat tarafından sigorta kayıtlarının yaptırılarak ücret karşılığında çalıştırılmaları mümkün bulunmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 26. maddesinde; “Stajyerler, avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazılı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebilir ve icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilirler.” hükmü düzenlenmiş olup, stajyer Avukatlar sulh hukuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde duruşmalara girip, icra müdürlüklerindeki işleri yürütebilirler. 
Ancak 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 84. maddesi ile 5320 sayılı Türk Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 6. madde uyarınca Sulh Ceza Mahkemelerinin kaldırılması ve Sulh Ceza Mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyalarına Asliye Ceza Mahkemelerince bakılacağı nazara alındığında, stajyer Avukatların Asliye Ceza Mahkemeleri duruşmalarına girmeleri mümkün bulunmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 68 ve 69. maddeleri uyarınca; Staj yapılan baronun kabulü halinde stajın başka baroya nakli mümkün bulunmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 23. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinde; “Stajyerler meslek kurallarına ve Yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymak zorundadırlar.” Yine Avukatlık Kanununun 138/1. maddesinde “Baro levhasına kabul ve yazılmadan önceki eylem ve davranışlar, meslekten çıkarma cezasını gerektirmedikçe disiplin kovuşturmasına konu olamaz. Staj dönemi bu hükmün dışındadır.” Hükümlerine yer verilmiştir. Buna göre, staj dönemi içerisinde Avukatlık onuru ile bağdaşmayan iş ve işlemlerde bulunan stajyerler hakkında disiplin soruşturması ve disiplin kovuşturması yapılması mümkün bulunmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 161/3 ve Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 65/3. maddeleri uyarınca Avukatlar ile ilgili Baro Başkanlığına yapılan şikayetlerde şikayetin mahiyeti ve genişliği göz önünde bulundurularak şikayet edenden masraf avansı alınması mümkün bulunmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 45. maddesi uyarınca Avukatlar ve Avukatlık ortaklıkları, bürolarında yalnız Avukatlık mesleği için gerekli olan yardımcı elemanları çalıştırabilirler.
Ancak Hakimliğe ve Avukatlığa engel suçlardan biri ile hükümlü olanlar veya Avukatlıktan yasaklananlar Avukatlık bürosunda çalıştırılamazlar.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 43/2 maddesi uyarınca Avukatlık ortaklıklarının yurt içinde şube açmaları mümkün bulunmamaktadır.
1136 sayılı 138/1. maddesinde “Baro levhasına kabul ve yazılmadan önceki eylem ve davranışlar, meslekten çıkarma cezasını gerektirmedikçe disiplin kovuşturmasına konu olamaz...” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, baro levhasına yazılmadan önde meslekten çıkarmayı gerektiren bir eylemde bulunan Avukat hakkında baro levhasına yazıldıktan sonra disiplin kovuşturması yapılması mümkün bulunmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 23/1. maddesinde; "Staj kesintisiz olarak yapılır. Stajyerin haklı nedenlere dayanarak devam etmediği günler, engelin kalkmasından sonraki bir ay içinde başvurduğu takdirde, mahkeme stajı sırasında Adalet Komisyonu, avukat yanındaki staj sırasında ise baro yönetim kurulu kararı ile tamamlattırılır. Stajın yapıldığı yere göre adalet komisyonu başkanı ve baro başkanı, haklı bir engelin bulunması halinde yanında staj yaptığı avukatın da görüşünü alarak stajyere otuz günü aşmamak üzere izin verebilir." hükmü düzenlenmiştir.
Buna göre, haklı bir engelin bulunması halinde, stajın mahkemelerde yapılan ilk 6 aylık kısmında adalet komisyonu başkanı, avukat yanında yapılan ikinci altı aylık kısmında ise yanında staj yapılan avukatın da görüşü alınarak baro başkanı tarafından stajyere otuz günü aşmamak üzere izin verilmesi mümkündür.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 39. maddesi gereğince, avukat, kendisine tevdi olunan evrakı, vekaletin sona ermesinden itibaren üç yıl süre ile saklamakla yükümlüdür. Bununla birlikte, evrakın geri alınması müvekkile yazı ile bildirilmiş olduğu hallerde saklama yükümlülüğü, bildirme tarihinden itibaren üç ayın sonunda sona erer.
Aktif İşgücü Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında Türkiye İş Kurumu tarafından yapılan işbaşı eğitim programının gerek nitelik ve amaçları gerekse kapsam ve uygulanma şekli itibariyle avukatlık mesleğinin önem ve özellikleri, Anayasanın 135. maddesi ile birlikte Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Staj Yönetmeliğinin Türkiye Barolar Birliğine ve Barolara yüklediği görevler ve tanıdığı hak ve yetkiler bakımından çatıştığı anlaşıldığından avukat stajyerlerinin staj sürelerinde Aktif İşgücü Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında yapılacak olan işbaşı eğitim programından faydalanabilme olanakları bulunmamaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 42/1. maddesi gereğince, bir avukatın ölümü veya meslekten yahut işten çıkarılması veya işten yasaklanması yahut geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde, baro başkanı, ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartiyle, işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için bir avukatı görevlendirir ve dosyaları kendisine devir ve teslim eder. Ayrıca durumu mahkemelere ve gerekli göreceği yerlere bildirir. Bu hükümler avukatlık ortaklığı hakkında da kıyasen uygulanır.